herbirimiz istemeden de olsa hayatında etkisiyle türlü sakarlıklar yapıyoruz yaşarken… kimimiz bir bardak suyu devirir… kimiyse sözleriyle koca çınarı… bazen sakarlıklarımız öyle haddelere varır ki koca bir aşkı bitirir… elde değildir, istemeden olmuştur ama olmuştur artık bir kere… her devrede çeşitli sakarlıklarımız olmuştur… tüm hikaye çocukluğumuzdan başlar… Okumaya devam edin ’sakar çocuk’
sakar çocuk
domino taşının yıktığı gerçekler
şu sıralar hemen her gece müdavimi olduğum tek bir yer var… o da sokağın köşesindeki belli aralıklarla yanıp sönen bozuk sokak lambasının altı… oraya gidiyorum hep… kaldırıma oturuyorum ve sigaramı, çakmağımı cebimden çıkartıp düşüncelere dalıyorum; ilk nefesin ardından… olanları düşünüyorum… olabilecekleri düşünüyorum… zor günler geçiriyorum ve zor günler geçirtiyorum… her ne kadar bunun böyle olmadığını söyleseler de kulaklarımı tıkıyorum… çünkü biliyorum zor günler geçiriyorsun ama bilmelisin zor günler geçiriyorum…
Okumaya devam edin ‘domino taşının yıktığı gerçekler’
gagamı taşlara çarpıyorum
hayatım şu aralar tam bir karmaşa içinde… herkesin bir yandan bağırdığı bir pazaryeri gibi… gürültülü ve her an birine yada bir şeye çarpma ihtimalin yüksek olan bir yer gibi… ama hayatımdan memnunum çok şükür… tam bir belirsizliğin ortasında hemde tam ortasında olsam da…
Okumaya devam edin ‘gagamı taşlara çarpıyorum’
ben bir otobüs durağıyım…
-pardon ..!
-evet buyurun…
-aşk yönüne giden otobüs geçti mi acaba?
-hayır daha gelmedi… ben de zaten onu bekliyorum…
-peki… teşekkürler…
evet… ben bir otobüs durağıyım… sıradan bir otobüs durağı… insanlar gelirler buraya kimi sinirli, kimi sevinçli, kimi heyecanlı, kimi ise sevdalı… hep beklerler burada otobüsün gelmesini… otobüs gelir ve binerler, giderler… sinirli olanlar hep bana vururlar sinirlerini atmak için… kimi şımarıklar üzerime sakız yapıştırır… bazıları sevdasını üzerime kazır ellerindeki keskin aletlerle… hele kalp çizenler işte en çok canımı onlar yakıyor ama acılarda geçiyor izleri kalsada… zaman geliyor ve gidiyorlar hepsi tek ortak yönleri bu… gün oluyor elele giden aşıkları uzaktan izliyorum ve derinden bir iç çekiyorum ama kimse beni duymuyor… dedim ya ben br otobüs durağıyım… diğerleri gibi hep buradayım biri gelip beni yıkana kadar da burada olacağım… aslında en büyük hayalim bir durakta sevgilisine kavuşma umuduyla yerinde duramayan, saniyeleri sayan, sabırsızlanan bir sevgili olmak… kim bilir ne güzeldir… kısa bir süre sonra sevdiceğine kavuşacak olmak… yaşayan bilir ama ben unuttum bu duyguyu… biliyor musunuz? hep bir tebessüm oluyor o insanların yüzünde…
Okumaya devam edin ‘ben bir otobüs durağıyım…’
uçak ve helikopter nerde ? :)
uçağım ve helikopterim nereye gitti ?
bildiğiniz üzere sitemin en tepesindeki resimde bir adet uçak bir adet helikopter vardı… bazı kesimler daha ilk günden onlara karşıydı
sürekli bana kaldır macit şu uçağı diye baskı yapıyolardı… bende hatta diyordum koca dünyanın derdi bitti blogumdaki uçak mı dert oldu diye
herneyse artık baskılara dayanamadım ve bir arkadaşım yani uçaktan rahatsız olan arkadaşım bannerı alıp uçak ve helikopteri silmiş
kendisini burdan teşekkür ediyoruz
ama bu değişiklik için blogda bir devrim niteliğinde diyemeyeceğim
bu son dakika gelişmesini paylaşmak istedim
iyi geceler
saklanbaçta daimi ebe
allah belanı versin…
seni seviyorum…
herşey çok güzel olacak…
asık surat…
gülen yüz…
karışık kafa…
bulanık görüntü…
son zamanlarda en çok muhatap olduğum şeyler bunlar… kafam çok karışık… neler oluyor nasıl bir dönemden geçiyorum… anlayamıyorum sanki bir tüneldeyim ve ben gittikçe tünel uzuyor… sadece mutlu olmak istiyorum evet her zaman derdim mutluluk sanıldığı kadar ucuz değildir diye ama bir yandan bedelini öderken bir yandanda borçlanıyorum… sevdiğim insan neden mutlu olamıyor ben çabaladıkça hayat neden başka yönlerden onu üzüyor… soru işaretlerim var ve artık neden yerine nasıl diye soramıyorum… uzun zamandır yazmıyordum içimi kağıda dökmüyordum ama artık taşıyamıyorum yükümü bir nebze azaltmam gerekiyor… aslında herşeyi bırakıp kendimi soyutlayasım var ama bazı somut şeyler buna engel oluyor… bak diyor sen soyutlarsan o ne olacak… onlar ne olacak… aslında yorgunum hemde çok yorgunum… ihtiyacım olan tek şey belki kafamı yaslayabileceğim bir kalp… hiç bişeyi düşünmeden kendimi ana bırakarak ve gerekirse yüzüme tatlı bir tebessüm yerleştirerek gözlerimi kapatmak istiyorum… huzur nerdesin ? biliyor musun aslında seni arıyorum… hayat aslında huzur, mutluluk ve benim oynadığım bir saklambaç gibi geliyor bana… hep ebe ben oluyorum… gözümü kapatıp saymaya başlıyorum ve açtığımda onları bulamıyorum…
Okumaya devam edin ’saklanbaçta daimi ebe’
bazen gitmek gerekir…
anılar… hiç peşimizi bırakmazlar…
elveda… seviyorsan en zor sevmiyorsan en kolay şey…
ama bazen seviyorsan bile, sevmesende olur değer veriyosan bile gitmen gerekir… daha fazla üzmemek üzülmemek için… zordur ben gidiyorum demek… söylemek istersinde dilinin ucuna yapışır kalır… aslında gidiyorumu duymakta zordur en az tamam git demek kadar… şunu gördüm giden gider… sevsede gider sevmesede gider… giden anıları miras bırakır… gitmek zordur ya bir tek atarsın yada bir sigara yaparsın aynı açılan yaraya pansman niyetine… ve suçunu azaltmak için gittiğime üzülme dersin sen daha iyilerine layıksın… ama bu sözler hiç bir işe yaramaz gidersen üzülür… gidersen ağlar… vedaları hiç sevemedim… çok duygusalım biliyorum ve o kadar karamsar…
Okumaya devam edin ‘bazen gitmek gerekir…’
enkazdan çıkma çabası…
mutluluk… yerine göre derme çatma bir ev , yerine göre gökleri delen bir gökedelen… huzurda öyle… eve ama sonuçta eviniz yada gökdeleniniz olsun farketmez mutlu ve huzurlusundur… bir gün bir deprem tamda siz içindeyken yerle bir ediverir içinde bulunduğunuz yapıyı ve altında kalırsınız çünkü temelinde deniz kumu vardır… ve tabiat elbet kumu geri alır…
Okumaya devam edin ‘enkazdan çıkma çabası…’
bazen… ama hep… (bazen II)
bazen seversin… ama hep giderler… bazen değer verirsin… ama hep değerini bilmezler… bazen hakettiğini düşünürsün… ama hep haketmediğin şeyler yaşarsın… bazen iyi bazen kötü gider… ama hep nefes alırsın… bazen kaçarsın… ama hep kaçtıkların karşına çıkar… bazen yaşsındır… ama hep kurunun yanında yanarsın… bazen hata yaparlar… ama hep sanki senin hatan gibi davranırlar… bazen sevildiğini düşünürsün… ama hep yanılmışım dersin… bazen umudun vardır… ama hep umudunu beklersin… bazen gururlusundur… ama hep senin, gururunu yenmeni beklerler… bazen narindir… ama hep istemeden kırarsın… bazen affedersin… ama hep kalır o acı orda… bazen affederler… ama hep kalır o acı orda… bazen seni seviyorum diye bağırırsın… ama hep duymamazlıktan gelirler… bazen intikam alırsın… ama hep elin boştur… bazen gül istersin… ama hep dikeni eline batar… bazen katlanırsın… ama hep giderler… bazen yazarsın… ama hep yazıları yazdığını ağlatırsın… bazen gitmesi gerekir… ama hep orda kalacaktır… bazen herşey biter… ama hep devam etmesine dair bir ümidin vardır… bazen altınsın… ama hep çamura atarlar… bazen gitme dersin… ama hep giderler…
bazen…
bazen konuşursun… bazen susarsın… bazen yazarsın… bazen okursun… bazen seversin… bazen karşılık… bulamazsın… bazen çocuksun… bazen kocaman adam… bazen ağlarsın… bazen mutluluktan ağlarsın… bazen nedendir… bazen nasıl… bazen hayaldir… bazen gerçek… bazen düşlersin… bazen o düşler kırılır… bazen incisindir… bazen istdirye kabuğu… bazen dalgasındır… bazen kumsal… bazen kavuşursun… bazen hemen geçer… bazen bazen vurursun… bazen vurulursun… bazen aşık olursun… bazen unutamazsın… bazen orda kalır… bazen seninle gelir… bazen çok istersin… bazen asla senin olmaz… bazen keşkedir… bazen iyiki
bazen yaşamdır… bazen ölüm… bazen mutlu olursun… ama çoğu zaman üzgünsündür… ama bazen her zaman hayattır… ve bazen gülümsetir ama sadece bazen…
Son Yorumlar